havalar gibi her şey bu ara; dengesiz. bahar gibi mesela, ama değil.
iyi bir şeyler olurken, kötü şeyler giriyor araya. bir iyi haber, bir kötü haber, bir iyi haber, bir kötü haber... nasıl hissetsem bilemiyorum. dengem bozuluyor. bir yanım mutlu, bir yanım sıkıntılı. belki ilk kez bu iki duyguyu aynı anda bu kadar yoğun yaşıyorum.
dengem bozuluyor.
geçen gün -bunca karmaşık duygunun içinde sabırlı olmaya çalışırken hem de- derste şahin'e fena kızdım. aslında hak etti ama benden böyle tepkiler görmeye alışkın olmadığı için afalladı. bağırdım, beti benzi attı çocuğun resmen. çok bozuldu. hemen sonrasında ben de üzüldüm. ama geri adım atmadım. içim içimi yedi iki gün. öyle çok üzüldüm. ertesi gün de dersime gelmedi.
dün derste bir sürü şey anlattıktan sonra konuyu şöyle bağladım: "karakter ile düğüm arasındaki denge işte budur... ve bir sanat yapıtında denge çok önemlidir. tıpkı hayatımızda olduğu gibi..."
oysa her şey dengesini yitirdi bu ara.
