blog dünyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
blog dünyası etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

15 Ekim 2012 Pazartesi

SORARIM SİZE

bazı bloglarda izleyiciler listesi yok. öyle olunca ben o bloğu nasıl listeme alacağımı bilmiyorum. şimdi sorarım size, var mıdır bir yolu bunun?

12 Haziran 2012 Salı

BLOG ALEMİNDE ANLAMADIKLARIM

bu blog dünyasında anlamadığım şeyler var. anlayan varsa beri gelsin... 

birincisi, reklamcılar. kendi bloğunda reklam yapanlardan söz etmiyorum, bloglarımıza gelip yorumlarda reklam bırakanlar kastım. "ben de beklerim, adresim aha burada" falan yazıyorlar ya... beğendiysen takip et arkadaşım ya da yorum yaz, sadece fikrini belirt. benim de senden haberim olur böylece zaten. bakarım bloğuna, istersem takibe alırım. niye gidip herkesin sayfasına reklam bırakıyorsun, ayıptır. bu kadar mı takipçi takıntın var?

bu reklam yorumlarını okuyunca benim müdür geliyor aklıma ki, gram sevmem kendisini. "beni sayın, beni takip edin" diye türlü şeyler yapar o da. üç - beş yalaka harici kimsenin saydığını sanmam. misal ben sayarım. ama içimden sayarım adama (!)

bizim kültürümüzde "ayıp" diye bir şey vardı eskiden. mesela kendini övemezdin, "bırak seni başkaları övsün"dü. "ben seni seviyorum, sen de beni sevmek zorundasın" tavrı benimsenmezdi. bloglara bakıyorum da tutum aynen şu; "ben seni takip ediyorum sen de beni et, yoksa silerim bir kalemde. ne zannediyorsun sen kendini allaaan gıcığı, saçını başını yolarım senin, niye takip etmiyorsun beni!" sen onu okumaktan keyif aldığın için eklememişsin demek... sırf o da seni eklesin diye eklemişsin. ekleme, bırak, ne işin var okumadığın bir blogla yahu. bu nasıl bir popülarite bağımlılığıdır. bu nasıl reyting kaygısıdır? televizyondayız da benim mi haberim yok. seni okuyan sayısı kadar gururlan. bırak takip sayısıyla orgazm olmayı. densizimdir kusura bakma.

işin enteresan yanı bu kadar aleni yapılması. eskiden kusur gizlenirdi. artık bunlar kusur olmaktan çıkmış...

anlamadığım diğer şey, gizli izleyiciler. niyedir? kimden, neyden ve neden gizlenerek okur ki insan? ara ara girip bakmak değil kastım, rutin olarak okuyanlardan söz ediyorum. altı üstü blog, yeminle yasa dışı bir şey yazmıyorum ayol. kasma yani rahat ol, okudun diye başın belaya girmez. çoğunluk geyik yapan insanım ben. kimseye zararım yok. üstelik 'trafik kaynakları' butonuna tıkladığımda hangi günler geldiğini görüyorum. çekinme, çal kapıyı gel buyur. perde arkasından dikizleyen sevim teyze gibi davranma şekerim, rahat ol allaaşkına...

anlamadığım üçüncü şey de, yazdıklarını çok ciddiye alanlar. yani tamam hepimiz zaman harcıyoruz. en azından okunalım, beğenilelim istiyoruz falan... ama blog yazarıyız altı üstü, bu gerçekle yüzleşmek lazım. bir silkelen yahu, dünyanın bir numaralı edebiyatçısı değiliz. seni sevdiğimiz için takip ediyoruz zaten, kasma bizi. büyük adam oldum ben havaları yakışıyor mu hiç, çok ayıp...


anlamadığım şeyler kafamı kurcalar benim. kafam kurcalansın diye değil, hoş vakit geçireyim diye geliyorum. o yüzden çıkıyorum böyle tipleri görünce abonelikten genelde. 

ha son bir şey geldi aklıma, beni izlemeye alanların bazısına tıkladığım zaman blogları görünmüyor. kimini google'dan aratıp buluyorum ama bazılarına ulaşamıyorum. aha bu da blogspot'un anlamadığım şeysi...