4 Nisan 2012 Çarşamba

HUYUM KURUSUN

bazı yazarlarım vardır benim, bazı kitaplarım... 
hani okurken hiç bitmesin istediğiniz... ya da zaman dursa da, siz başka işlerle uğraşmak zorunda kalmadan bitirene kadar okuyabilseniz... isabel allende mesela öyle bir yazardır benim için.

bugün öğleden sonra denize karşı oturduk sevgili ile. hava mis. son günlerdeki o gıcık, boyun tutulmalarımın sebebi rüzgar da terk etmiş memleketimi; söyledik çayları, kahveleri, aldık elimize kitaplarımızı... alış o alış... kitap: iyi geceler öpücüğü. yazar: nurdan beşergil. bir işkence oldu bana sonrası... zaman ilerliyor, saate bakmaya korkuyorum. hani baksam çabuk gelecek iş vakti, yola koyulmak zorunda kalacağım. hiç istemiyorum. ben ki öyle öfleye pöfleye işe giden tiplerden değilimdir. hasta olsam, işe gittiğim an iyileşirim. bugün hiç gitmek istemedim. beni orada bıraksalar, orası da şart değil, beni herhangi bir yerde bıraksalar ve kitabı bitirene kadar dokunmasalar... öyle olmadı tabii... paşa paşa kalkıp gittim. zaten siz ne zaman benim isteklerimin yerine geldiğini gördünüz? makul isteklerde bulunmayı öğrenmem gerek.

bu arada, bu bir kitap tanıtım yazısı değil. ben öyle şeyler yazmıyorum biliyorsunuz. üşenirim bir kere. zaten o kitap üzerine saatlerce konuşmuşumdur biriyle, birileriyle ya da kendimle. ama bir huyum var, kitabı çok sevmişsem, onu illa birilerine okutmak isterim. huyum kurusun. zorlarım oku, oku diye. sürekli sorarım, yoklarım başladın mı, okudun mu, diye. ısrar ederim, burnundan getiririm, gerekirse yalvarırım... olmadı, tehdit ederim. hayatı zindan ederim hatta. hı işte bu kitap öyle. okuyun. lütfen. bak lütfen diyorum!


ha... en güzeli, cumartesi günü yazarın imza günü var bostanlı'da. kitabımı imzalatacağım, süper.