13 Ağustos 2012 Pazartesi

KİTAPLARIM

izmir'de o d&r senin, bu d&r benim gezen bir çift görürseniz o biziz. can yayınları'nın kampanyasını hepiniz duymuşsunuzdur. kitapları alıp fotoğraflarını paylaşan çok blogger var. ağzımın suyu akarak izliyor, "aağğğğ bu bende niye yok" kıskançlığıyla yeni d&r adreslerine gidiyorum.

bu öğleden sonra sevgili arayıp "haydi seni forum'daki d&r'a götüreyim" deyince, ışık hızıyla hazırlandım. evde yayılmış, göbek kaşır, kitap karıştırırkenki ışık hızı yarım saat ediyor bizim buralarda(!) tüm cumartesiyi koltukta yayılarak geçirmiş, markete dahi çıkmayıp siparişleri eve getirtmiş biri olarak hem hava alacak, hem kitap edinecek, hem de günlerdir istediğim mürekkep ve şeffaf koli bandıma sahip olacaktım. ayrıca bünye alışmamış cumartesileri tatil olmaya, bugün de çıkmazsam çatlayabilirdim.

ben kitapları sapıkça okşar, seçerken iki kadın geldi yanıma. biri diğerine "elif şafak'ın yeni kitabı çıkmış, yok mu buralarda?" dedi. diğerinin "ha evet duydum" demesiyle ben atladım;  "gazete yazılarından derleme o, yeni bir şey değil. yeni bir şey yazmış gibi sundular". kadınlar vazgeçti almaktan. onun yerine birkaç kampanya kitabı alsınlar istedim ama nafile. 5 liralık kitaplara tenezzül etmediler galiba. doğru düzgün bakmadan gitti gıcıklar. kitaplara bakmadan kitapçı gezen müşteri kadar lüzumsuz insan modeli yoktur!

kitaplarımı seçip avram'ın kucağına hepsini boca ettikten sonra kırtasiye bölümüne yöneldim hızla. renkli, ayraç post-it'lerden aldım. şeffaf koli bandı diye tutturdum. avram "burada ne gezsin koli bandı" dedikçe inat ettim; "niye? kırtasiyelerde oluyor ama! hem şeffaf istiyorum ben." şeffaf olunca daha bir şık oluyor ya, d&r bunu göz ardı etmeyebilir sandım. gezdim bulamadım. avram'ın dalga geçmesine aldırmadan bizimle ilgilenen kızı bulup "sizde şeffaf koli bandı yok mu?" diye sordum ama kız da avram gibi güldü. ne var yani, oyuncağa kadar her haltı koymuşsunuz da şeffaf koli bandına mı gülüyorsun?" demedim. desem yeriydi yani. 


tam çıkarken, güvenlikçinin önünde durdum, "a... ben bir şey yapacağım, şuradan adi bir dergi alayım, sayfaları lazım" demiştim ki, bizim avram patladı:
"ne yapacaksın, koli bandı, adi dergi falan... gübre de lazım mı?"
"ne gübresi?"
"c4 üreteceksin galiba!"

güvenlikçi tarafından dertop edilip tutuklanmadıysak benim o sevimli yüzüm sayesindedir.




şimdilik ganimet bu kadar. on dokuz tane göründüğüne bakmayın, renkli post-it koyduğum alana yeni kitabım gelecek. avram'da henüz, kavuşmayı bekliyoruz.

beni bekleyin diğer d&r'lar...

öf... ayrıntı yayınları da yapsa böyle bir kampanya keşke. işte o vakit içimdeki sapık hepten açığa çıkar. okşanmadık kitap bırakmam yeminle(!)

bol kitaplı günler diliyorum hepinize... 

15 yorum:

  1. şeffaf koli bandı, mürekkep, renkli post-it, kalın birinci hamur baskılı dergiler... bu işin sonunda ya seri katil olmaya meyilli ya da c-4 patlayıcı ile güçlendirilmiş gübre bombası yapmaya uğraşan el-kaide hücresi üyesi olarak çıkacaksın karşıma.
    Kağıtçı salih'ten bulurum koli bandını; gübreyi de Melih hocadan isteriz, bahçeye domates, salatalık, biber ekiyor.:P

    YanıtlaSil
  2. ya ben de bir şey yazacaktım, neydi diyordum. neyse ekledim fotoğrafın hemen üstüne :))

    istemiyorum gübre. kokuyooo :p

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. tamam; seri katil, anlaşıldı.

      Sil
    2. evet seri katil olmak daha eğlenceli :p

      Sil
  3. ben de gideyim bari :)
    kaça aldınız ? bir ara epey indirimliydi .. yine öyle mi ?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. 5 tl. yaz sonuna kadar devam edecekmiş sanırım kampanya :)

      Sil
  4. İyi ki beş TL diye burun kıvıranlar var.. Laurence Durrel'ın Avignon Beşlisi'ni Yukio Mishima'nın Bereket Denizi Dörtlemesi'ni ve diğer bir çok güzel kitapları hakedenler okusun boşver :) Zamanında edinemediğim sonra da unutuverdiğim kitapları Can Yayınları'nın bu kampanyası sayesinde edinebilmek çok iyi oluyor be :D ben de Ctsi oradaydım kendimden geçmişim. Bir de işgüzarlık yaptım adamın teki çok sevdiğim bir fotoğrafı kitabına kapak yapmış ve içinde kapaktaki resme dair not yok, çalıntı resmen. Eve dönünce telif hakkını elinde bulunduran dergiye attım e maili gerisini kitabı yayınlayanlar düşünsün öyle meşhur bir fotoğraftan izinsiz kapak olur mu ya?

    Elif Şafak çok kızacak sana bak aynısını bende yapıyorum, kırgınım kendisine İnci Gibi Dİşler'den yaptığı araklama atraksiyonundan itibaren de değil üstelik :p

    Uzun lafın kısası iyi okumalar :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. onlar gitsin elif şafak okusun, gerisi bize kalsın :P

      kapakta izinsiz fotoğraf kullanmak da büyük cesaret. kapak bu yani, en kolay görünecek yer :))

      Sil
  5. Resme şimdi baktım.. Dayanamayıp geri döndüm zira Jean Rhys hayranıyımdır, üstelik Pınar Kür'ün çevirileri de harikadır hani

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. evet ben de çok severim pınar kür'ün çevirilerini :) rhys'in tek kitabıydı. belki başka d&r'larda vardır.

      Sil
  6. Yanıtlar
    1. o kadar çalışmaya senin eve gidebilmen bile başarı. gidersin ebrucum, daha zaman var :))

      Sil
  7. Oy, iyi ganimet toplamışsın. Ama sen çok gezmişsin ,ben tek diendar ile iktifa ettim. yok,kıskanmadım:)Vladimir'in dediği gibi yeni basımları olmayan kitaplara da kavuşmuş oluyoruz.Roald Dahl'ınkini merak ettim. Charlie'nin Çikolata Fabrikası filmini sevmiş biri olarak. Ayrıntı ve Metis'de de olabilir aslında.iyi olurdu...Güzel okumalar. N.narda

    YanıtlaSil
  8. dahl'ın öykü kitabı. arka kapak yazısını aktarayım sana:
    "... alışıldık korku öyküleri değil roald dahl'ın öyküleri. çağdaş toplumun bireye yaşattığı 'temel kaygı' duygusunu, zaman zaman alaycı, nükteci bir dille ve sağlam bir kurguyla işliyor yazar. bazen yetkin bir yazarın da çok satan kitaplar yazabileceğini kanıtlıyor roald dahl"

    tomris uyar çevirisi. henüz okumadım. ama ben de merak ettim :)

    YanıtlaSil
  9. narda, dahl'ın kitabını bitirdim biraz önce. bence de okumalısın, enteresan öyküleri var :)

    YanıtlaSil